Gaziantepi ayağa kaldıran kuş!


Yusuf KILIÇ / GAZİANTEP (AHT) Gaziantepte arıcılık yapan vatandaşlar, dün sabah, ayağındaki demir halkada seri numarasıyla birlikte ‘Israel Tel Aviv yazılı ölü bir ‘arıkuşu buldu. İl Tarım Müdürlüğüne teslim edilen kuşun incelenmesinin ardından ‘casus olacağı endişesiyle Emniyete bilgi verildi. Kuşun, istihbarat birimlerine verileceği öğrenildi.Gaziantepin Şehitkâmil İlçesinde arıcılık yapan vatandaşların, dün sabah bulduğu, ölü bir arıkuşunun sağ ayağındaki ‘C43917 seri numarası ve İngilizce ‘Israel Tel Aviv yazısı ‘casus mu tartışması yarattı. Kuşun burnunun sol tarafında büyük bir delik tespit eden vatandaşlar, kuşu Arı Yetiştiricileri Birliğine götürdü. Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Nebi Koca, “Burnunun sol tarafının sağa göre 3 katı genişlikte olduğunu gördük. Muhtemelen oraya da herhangi bir şey yerleştirilmiş olabilir. İl Tarım Müdürlüğüne bildirdik. Orada gerekli incelemeler yapılacak” demesinin ardından kuş, İl Tarım Müdürlüğüne götürüldü. ‘İSTİHBARAT İNCELEYECEK Gaziantep Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü Hayvan Sağlığı Şube Müdürü Akif Aslanpay ise şu açıklamada bulundu: “Bu kuşun burnu diğerlerinden çok farklı ve çok açık. Emniyete bilgi verdim. İstihbarattan polisler gelip alacak. Ses ve görüntü amaçlı kullanılmış olabilir. Söz konusu İsrail ise bunu yapabilirler” dedi.

 

İşte okula başlama yaşı


Milli Eğitim Bakanlığı, 2012-2013 eğitim ve öğretim yılı için, 30 Eylül 2012 tarihi itibarıyla 66 ayını tamamlayan tüm çocukların kayıt işlemlerinin e-okul sistemi üzerinden merkezi olarak yapılmasını, 60-66 ay arasındaki çocukların ise velisinin yazılı isteği ile gelişim yönünden hazır olduğu anlaşılanların ilkokula devamlarının sağlanmasını kararlaştırdı.Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, “12 Yıllık Zorunlu Eğitime Yönelik Uygulamalar” konulu genelge yayımladı.Genelgenin tamamı için TIKLAYINIZ!6287 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile zorunlu eğitim süresinin 8 yıldan 12 yıla çıkarıldığı ve bazı yeni uygulamaların gündeme geldiğini anımsatan Dinçer, yeni uygulamaların daha etkili ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla söz konusu kanunla getirilen düzenlemelerle ilgili olarak yapılacak uygulamaları açıkladı.Zorunlu eğitimin 4 yıl ilkokul, 4 yıl ortaokul ve 4 yıl da lise eğitimini kapsadığını belirten Dinçer, öğrencilerin öğrenim gördüğü birinci 4 yılın (1, 2, 3, 4. sınıflar) ilkokul, ikinci 4 yılın (5, 6, 7, 8. sınıflar) ortaokul ve üçüncü 4 yılın (9, 10, 11, 12. sınıflar) ise lise şeklinde isimlendirileceğini kaydetti.Genelgeye göre, ilkokullar ile ortaokullara ilköğretim veya ilköğretim kurumları, liselere ise ortaöğretim veya ortaöğretim kurumları denilmeye devam edilecek.Veliler, okul yönetimleri ve mülki amirler ilköğretim öğrencilerinde olduğu gibi ortaöğretim öğrencilerinin de okula devamını sağlamakla yükümlü olacak.2012-2013 eğitim ve öğretim yılı için 30 Eylül 2012 tarihi itibarıyla 66 ayını tamamlayan tüm çocukların okul kayıt işlemleri e-okul sistemi üzerinden merkezi olarak yapılacak.60-66 ay arasındaki çocukların ise velisinin yazılı isteği ile gelişim yönünden hazır olduğu anlaşılanların ilkokula devamları sağlanacak. Diğer öğrenciler okul öncesi eğitime yönlendirilecek. Ayrıca okul öncesi eğitimde 48-60 ay arası çocuklar için 2013 yılı sonuna kadar belirlenmiş olan yüzde 100 okullaşma hedefi devam edecek.Okul öncesi eğitim için 30 Eylül 2012 tarihi itibarıyla 37-66 ay arasındaki çocukların anaokulunda veya uygulama sınıflarında, 48-66 ay arasındaki çocukların ise ana sınıflarında eğitim almaları sağlanacak.2011-2012 eğitim ve öğretim yılında ilköğretim 4. sınıfta okuyan ve bir üst sınıfa geçen öğrencilerin 2012-2013 eğitim ve öğretim yılında ortaokul 5. sınıfa kayıtları e-okul sistemi üzerinden yapılacak. Ancak 2012-2013 eğitim ve öğretim yılında eğitim öğretime başlamış olan imam hatip ortaokullarına devam etmek isteyen 5. sınıf öğrencilerinin kayıtları bu okullara yapılacak.İlkokul, ortaokul ve lisenin bağımsız olarak düzenlenmesine öncelik verilecekİlköğretimi tamamlayan öğrencilere diploma verilmeyecek, 12 yıllık zorunlu eğitim sonunda ortaöğretim diploması verilecek.2011-2012 eğitim ve öğretim yılında 8. sınıfta okuyan öğrencilerden Seviye Belirleme Sınavı (SBS) sonuçlarına göre öğrenci alan ortaöğretim kurumlarından herhangi birine yerleşemeyen öğrenciler ile bu sınava katılmayan öğrencilerin tamamının tercihleri doğrultusunda ortaöğretim kurumlarına kayıt yapmaları sağlanacak.Yatılı ilköğretim bölge okullarının (YİBO) yatılı kısımlarında sadece ortaokul (5, 6, 7 ve 8. sınıf) öğrencileri yatılı olarak kalacak. İlkokul öğrencilerinin ise köy okullarında veya taşımalı olarak diğer ilkokullar ile yatılı YİBOlarda gündüzlü olarak öğrenimlerine devam etmeleri için gerekli tedbirler alınacak.Genelgede, kanunun “İlköğretim kurumlarının ilkokul ve ortaokul olarak bağımsız okullar halinde kurulması esastır. Ancak imkan ve şartlara göre ortaokullar, ilkokullarla veya liselerle birlikte de kurulabilir” hükmünün yer aldığı anımsatılarak, bu bağlamda 2012-2013 eğitim ve öğretim yılında özellikle ilkokul birinci sınıfa kaydolacak öğrenci sayılarının da dikkate alınarak okullarla ilgili gerekli planlamaların acilen yapılması ve uygulamada herhangi bir aksaklığa meydan verilmemesi için şu tedbirlerin alınması gerektiği kaydedildi:“Fiziki şartların uygun olduğu durumlarda ilkokul, ortaokul ve lisenin bağımsız olarak düzenlenmesine öncelik verilecek.Okulların fiziki ortamları, öğrencilerin gelişim özellikleri dikkate alınarak düzenlenecek.Aynı bina içerisinde ilkokul ile ortaokulun veya ortaokul ile lisenin birlikte bulunması durumunda, okul giriş çıkış kapıları ile bahçe gibi ortak kullanım alanlarının öğrencilerin yaş seviyeleri dikkate alınarak imkanlar dahilinde düzenlenmesi sağlanacak.İmam hatip ortaokullarının bağımsız ortaokul olarak kurulmasına öncelik verilecek, bunun mümkün olmadığı durumlarda imam hatip liseleri ile birlikte kurulabilecek. Ancak bu durumda imam hatip ortaokulu öğrencileri ile imam hatip lisesi öğrencilerinin okul giriş-çıkış kapıları ile bahçe gibi ortak kullanım alanlarının öğrencilerin yaş seviyeleri dikkate alınarak imkanlar dahilinde düzenlenmesi sağlanacak.Şartların uygun olmaması durumunda aynı binada bulunan ilkokul ve ortaokul için ikili öğretim uygulaması yapılabilecek. İkili öğretim yapan okullarda ortaokullar sabahçı, ilkokullar ise öğlenci olarak eğitim öğretim faaliyetlerini yürütecek.Çeşitli sebeplerle kapalı bulunan okulların ihtiyaç halinde yeniden kullanıma açılması için gerekli tedbirler alınacak. Ortaokulların ilkokul veya liselerle birlikte aynı binada kurulması halinde okulun bir müdürü bulunacak. Bunun için binada daha önce görev yapan okul müdürü yeni uygulamaya göre iş ve işlemleri yürütecek. Örneğin ilkokul ve ortaokulun aynı binada bulunması durumunda mevcut okul müdürü ilkokul ve ortaokulun yönetiminden sorumlu olacak. Ortaokulun lise ile birlikte kurulması durumunda ise lise müdürü ortaokulun iş ve işlemlerini de yürütecek.”Taşımalı eğitim de düzenlenecekEğitimi 12 yıla çıkaran kanunla ilkokul 4 yıllık eğitim öğretim veren kurum olarak tanımlandığından, birleştirilmiş sınıf uygulamaları 1, 2, 3 ve 4. sınıfları kapsayacak şekilde uygulanacak.MEB Taşımalı İlköğretim Yönetmeliği kapsamında taşınan ilköğretim çağı öğrencileri için söz konusu yönetmeliğin ilgili maddelerindeki belirtilen “1-3. sınıf öğrenci sayısının 10un altında olması” ifadesi, “1-4. sınıf öğrenci sayısının 10un altında olması”, “4-8. sınıflar” ifadesi ise “ortaokul 5-8. sınıflar” şeklinde dikkate alınarak uygulanacak.Taşıma merkezi olan okullarda birleştirilmiş sınıf uygulaması yapılmayacak ve yapılan taşıma planlamaları bu doğrultuda yeniden düzenlenerek, ihalelerin zamanında bitirilmesi sağlanacak.Kanun gereği 2012-2013 eğitim ve öğretim yılından itibaren zorunlu eğitim kapsamındaki ortaöğretim (lise) öğrencilerinin taşınmasına yönelik planlamaların, taşımalı ilköğretim uygulaması ile uygulama birliği sağlanması bakımından, ilköğretim ile eş zamanlı olarak tamamlanması sağlanacak.Bakan Dinçer, genelgede, 2012-2013 eğitim ve öğretim yılından itibaren başlayacak olan 12 yıllık zorunlu eğitim uygulamalarının herhangi bir aksaklığa sebebiyet vermeden etkili ve verimli bir şekilde gerçekleşmesi için belirtilen konularla ilgili olarak valiliklerce acilen her türlü tedbirin alınması hususunda talimatta bulundu.AA

Fetih 1453 Amerikada rekora koşuyor GALERİ-VİDEO


New York ve New Jersey eyaletlerinde 4 sinemada gösterime giren film 2 haftada 10 bin kişi tarafından izlenerek doluluk oranı açısında en fazla izlenen Türk filmi oldu./ Filmin fragmanı için tıklayın…/ Filmden kareler için tıklayın…Filmi New Jerseyde seyreden Richard adlı Amerikalı sahnelerin çok gerçekci olduğunu daha önce bu tarz bir Türk filmini hiç seyretmediğini söyledi.Fetih 1453, 18,2 milyon dolarlık maliyetiyle en pahlı Türk filmi unvanına sahip olmuştu. Film yapımcısı Faruk Aksoy filmin 6 milyonu aşan izleyicisine karşın hâlâ kâr etmediğini, film haklarının 40 küsur ülkeye satıldıktan sora kâra geçebileceğini söylemişti.CİHAN

Bu yazı 70 sonrası doğanlar için…


“Neden sevgili olamıyoruz bir türlü biz senle?” diye sordu adam.“Sen istemedin tatlım”diye yanıtladı kadın.“O zaman ben öküzün tekiymişim”“Öyle de demeyelim de, zaman diyelim…”“Sen benden çok üstünsün, çok fazlasın. Bu yüzden.”“Bu cümleyi çıkardığında sözlükten acaba hangi cümleyi koyacaktın bunun yerine?“Ama o cümle var ve sen bu hayatta gördüğüm en şahane şeysin.”“…”“…”*Birbirini yıllardır sevmesine rağmen ayrı düşen iki insan arasında şahit olduğum bir diyalog bu.Yakın zamanda.Bizim kuşakla bu ara biraz fazla meşgul olduğum için bu diyaloglar, yarım kalan hikâyeler ilgimi çekiyor.Zamanımızın hastalığı nedir bulmaya çalışıyorum.Kendimden başlayarak, hepimizinkini.“Benim kuşağım” lafı 1980 sonrası doğanlara hitap etse de, 1970 sonrasının da aramıza karıştığını biliyoruz.Ya da biz onlara karışmışız, kim bilir.Neticede dertlerimiz aynı, şikayet ettiklerimiz aynı.*Herkes gövdesinin ortasında bir boşlukla geziyor. Alıp taş koyuyoruz, olmuyor, dağ koyuyoruz dolmuyor ne bileyim, deniz, ova, balık, kuş koyuyoruz, olmuyor, olmuyor. Boşluğun feci halde bilincindeyiz ve her gün biraz daha farkına varıyoruz.Bugün biraz yüksek bir yerden Taksim meydanına baktım.Metrodan çıkan insanlar, yuvasından ayrılan karıncalara benziyordu Yuvadan bir nizam içinde çıkıyor, sağa sola etrafa her yere dağılıyorlardı. Kendilerini başka boşluklu gövdelere yaklaştırıyor, sarıyorlardı. Kimi koşarak, kimi isteksiz adımlarla.Vakt-i zamanında nasıl güçlü bir vakumla alınmışsa içimizden bize ait olan, hayatta en çok ihtiyaç duyacağımız parçamız, şimdi hangi yöne savrulsak olmuyor, dolmuyor.Hepimizi tek sıra halinde dizseler mesela, önden bakınca milyonlarca insanın içindeki o muazzam boşluğu ve arkasını görebilirler rahatlıkla.Kimler mi?Kimse kim.Tabii ki herkesin kuşağı kendine ancak, bizim kuşağı düşünürken benim gözlerim doluyor. Neyi eksik yaptık, onu hiç bilmiyorum.Bütün o anlatılanlar, o kahramanlık hikayeleri, o kahramanlar, o mabedler. Bunları okuduk, iyi dinledik, öğrendik.YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ…

Esrarengiz kamyonunun sırrı ortaya çıktı!


HABERTURK.COMTeknik-İş Sendikası Genel Sekreteri Faik Güleçyüz: Kazancı yokuşundaki kamyonu ben kiralatmıştım. Nereden bilebilirdim ki, kamyonun insanların orada ezilmesine yol açacağını… çok üzgünüm. Bu kamyon kontrgerillanın değil, ama meydanda kontrgerilla da vardı1 Mayıs 1977de çıkan olaylara Devlet mi, solcuların arasındaki düşmanlık mı sebep olmuştu tartışmasında görgü tanıklıkları Kazancı yokuşunda park edilmiş kamyondan Esrarengiz kamyon olarak söz ediyor. Olayları devletin kışkırttığı kanaatinde olanların da dayanak olarak gösterdikleri bu kamyonun hikayesini, Teknik İş sendikası Bankalar ve Büro İş Kolu Genel Sekreteri Faik Güleçyüz Habertürke anlattı. Ayvalıkta yaşayan ve Habertürkü telefonla arayan Faik Güleçyüz, Halil Berktayın tezine katılmadığını, o gün orada kontrgerillanın da cirit attığına inanadığını vurgulayarak kamyonun hikayesini anlattı:O zaman teknik-iş Sendikası bankalar İş kolu Genel Sekreterliği Ankaradaydı. İstanbulda bir şubemiz vardı. Sendikada, Bir kamyon kiralayıp, önüne Nazım Hikmetin ve o günlerde vefat eden İbrahim Güzelcenin fotoğraflarının asılmasına  arkaya da banka büro iş kolu olduğumuz için teksir makinaları, daktilo konulmasına karara verdik. Kamyon Beşiktaştan Taksimee gelirken kadınlar da bildiri dağıtacaktı. İstanbul Şube başkanı herkesin çatışma ihtimalinden çok korktuğunu ve kamyon bulmadıklarını söyledi. hakikaten ortam çok gergindı, Maocular illa meydana geleceğiz diyordu. Ben de çok korkuyordum, çok ciddi bir zıtlaşma vardı, olay çıkacağından nerdeyse emindik. Bütün İstanbul o gün orada olay çıkmasından korkuyordu, Maocularla TKP gerginliğini cümle alem biliyordu. Ama israr ettim, kamyon bulanacak dedim. Şube başkanı neticede o kamyonu buldu. Çok yürekli bir şöfördü, kamyonun tepesine çıktı. hala yaşıyorsa aslında tanıklığı çok önemli. kamyonun tepesinde herşeyi gördü. Ama ben bu olayın gerçekten üzüntüsünü yaşıyorum. Bilseydim, israr eder miydim, hala bunun üzüntüsünü yaşıyorum, insanlar Kazancı yokuşundan o kamyon yüzünden kaçamadı.Ancak 1 Mayıs 1977de olanlar hakkında Halil Berktayın kanaatine kesinlikle katılmıyorum. O gün orada kontrgerilla vardı. Gördün mü diyeceksiniz, görmedim. Ama olmaması imkansız.Kanlı 1 Mayıs tartışmasına Umur Talu da katıldı

34 kişinin ölümünden solcular mı sorumlu?

Kanlı 1 Mayıs istifasıKanlı 1 Mayısın MİT raporu mahkemedeKanlı 1 Mayıs kimin işi?

HABERTURK.COM

28 yıl sonra bir ilk!


Cumhurbaşkanı Gül, Tarihe ne kadar damga vursanız da kültürünüzü yeni nesillere taşıyamıyorsanız, yıllar sonra yok olmanız mümkün olabiliyor dedi.Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumuna bir ziyaret gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Gülü, yüksek kuruma gelişinde Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve Kurum Başkanı Bahaeddin Yediyıldız karşıladı.

Ziyaret sırasında Özel defteri imzalayan Cumhurbaşkanı Gül, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Kurumunu uzun zamandır ziyaret etmek istediğini belirtti. Cumhurbaşkanı Gül, Özel defterin sayfalarını inceledikten sonra Görüyorum ki 1984ten sonra burayı ilk ziyaret eden Cumhurbaşkanıyım maalesef dedi. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun çok önemli olduğunu, ancak öneminin farkında olunmadığını dikkat çeken Cumhurbaşkanı Gül, dil, tarih ve kültürün çok büyük konular olduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı Gül, bir ülkenin teknolojiyi kararlı olması halinde geliştirebileceğini ya da ithal edebileceğini, ancak kültür, tarih ve dil gibi konuların yıllara yayılan alanlar olduğunu kaydederek, Bugünkü küreselleşen ortamda hakim kültür, diğer kültürleri yok edebiliyor. Tarihe ne kadar damga vursanız da kültürünüzü yeni nesillere taşıyamıyorsanız, yıllar sonra yok olmanız mümkün olabiliyor. Geçmişe bakınca ne büyük medeniyetler, kültürler yok olmuş. Yüksek kuruma çok büyük işlev düşüyor. Yeni dünya şartları karşısında yüksek kurula daha çok destek vermeliyiz ve bu destek, kurulun yeni çalışmalar yapmasına vesile olur diye konuştu. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Yediyıldız, konuşmasının ardından Güle, Atatürkün kendi el yazısıyla yazdığı Medeni Bilgiler kitabının Türk Milleti tanımı yaptığı ilk sayfasının pirinç tablosunu hediye etti. İHA

GetComments(740969, False, 1) if(typeof setDIV == function){ setDIV() } function FavorilereEkle(HaberID){ jQuery.ajax({ url: /haberdetay/favori/ + HaberID, type: POST, dataType: json, data:{}, success: function(data){ if (data.status == 1) { $(.kaydedildiMesaji).css(display,block).html(Onaylandı Haber/makale başarılı olarak favori listenize eklendi.) } else $(.kaydedildiMesaji).css(display,block).css(top,229).html(Onaylanmadı İşlem Başarısız. Haber/makeleyi favori listenize ekleyebilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor. ) } }) return false }

Rusyadan gövde gösterisi


Nazi Almanyasının mağlup edilmesi nedeniyle her yıl 9 Mayısta kutlanan Zafer Bayramı, bu yıl da Kızılmeydanda görkemli görüntülere sahne oldu.DEV GEÇİT TÖRENİ Kızılmeydanda 14 bin askerin yanı sıra BTr-80 tipi lojistik araçları, T-90 tankları, Buk-M2 ve S-400 füze savunma sistemleri, nükleer başlık taşıyabilen İskender-M füzeleri ve Top-M tipi füzelerin yer aldığı törende, Mi-8 tipi helikopterler dev Rus bayraklarıyla Kızılmeydan üzerinde gösteri uçuşu yaptı.

/ Galeri için tıklayınız…

PUTİN: DÜNYAYI KURTARDIKDevlet Başkanı Vladimir Putin, törende yaptığı konuşmada, Rusyanın dünya genelindeki pozisyonunu korumaya kararlı olduklarını belirterek, Sovyetler Birliği halkının Nazizme karşı kahramanca mücadele ederek dünyayı ciddi bir tehlikeden kurtardığını söyledi.Putin, İkinci Dünya Savaşı sırasındaki olayların tekrarlanmaması için başka ülkelerin egemenlik haklarına saygı gösterilmesi gerektiğini belirterek, Faşizmin nasıl doğup ve nasıl geliştiğini unutmamalıyız. Karşılıklı güvensizlik ve ideolojik kamplaşmalar yüzünden İkinci Dünya Savaşı engellenemedi. Uluslararası hukuka sıkı şekilde bağlı kalınması, ülkelerin egemenliğine ve halkların özgür tercihine saygı duyulmasının savaş gibi korkunç olayların yeniden yaşanmasının engellenmesi yönünde en büyük etken olacağını söyleyebilirim dedi.Putin, konuşmasının ardından Başbakan Dimitriy Medvedev ile birlikte gazilerle tokalaşıp sohbet etti.Zafer Bayramı nedeniyle Moskovada bu akşam dev bir konser verilecek ve başkent gece görkemli havai fişek gösterilerine evsahipliği yapacak.

AA

Beyoğlunda onlarca kişi birbirine girdi!


Beyoğlu Hacıahmet Mahallesinde iki aile arasında kız kaçırma nedeniyle kavga çıktı.Her iki taraftan onlarca kişinin karıştığı kavga kısa sürede büyüyünce olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Taş sopa ve bıçakların kullanıldığı kavgada 4 kişi çeşitli yerlerinden yaralandı. Olay yerine giden polis ekipleri, kavgayı ayırmakta güçlük çekti. Bunun üzerine olay yerine çevik kuvvet ve TOMA araçları gönderildi. Polis ekipleri tarafları sakinleştirdikten sonra kavgada yaralananlar olay yerine gelen ambulanslarla hastanelere sevk edildi. Tarafların karşı karşıya gelmemeleri için polis ekiplerinin mahalledeki önlemleri devam ediyor.DHA

Cezaevi önünde çatışma!


Sincan Cezaevinde aralarında bir kişi ziyaretçi çıkışı sırasında silahlı saldırıda bulundu. Saldırıda 3ü ağır 5 kişi yaralandı. Alınan bilgiye göre, Sincan Cezaevi Nizamiyesinde meydana gelen olayda 1 kişi aralarında husumet olduğu öğrenilen grubun üzerine silahlı saldırı gerçekleştirdi. Saldırı sonucu 3ü ağır 5 kişi yaralandı. Yaralılar olay yerine gelen ambulansla Sincan Devlet Hastanesine kaldırıldı. Olayla ilgili 1 kişi gözaltına alınarak Fatih Karakoluna götürüldü.İHA

Tuncelide çatışma


Tuncelide PKKlı teröristlerle çıkan çatışmada ilk bilgilere göre 1 uzman onbaşı şehit oldu.Tuncelinin Pülümür Vadisinde bugün güvenlik güçlerinin sürdürdüğü operasyonlarda bir grup PKKlı teröristle çatışma çıktı. Çatışmada ilk bilgilere 1 uzman onbaşı şehit oldu. Çatışmanın sürdüğü bölgeye helikopterlerle yeni timler sevkedildi. Bölgede çatışmaların yer yer devam ettiği belirtildi.DHA